Çok eski bir öykü vardır bilmiyorum biliyormusunuz..
''İki arkadaş çölde yolculuk yapmktalarmış.Yolculuk sırasında aralarında bir tartışma çıkar ve biri diğerine bir tokat atar. Tokadı yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar;
‘’ Bugün en iyi arkadaşım bana tokat attı’’
Yıkanabilecekleri bir vaha buluncaya kadar yürürler. Tokadı yiyen kişi yıkanırken batağa saplanır. Boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan bir kaya parçasının üzerine şu sözleri kazıyarak yazar;
‘’ Bugün en iyi arkadaşım benim hayatımı kurtardı’’
Tokadı vuran ve sonra onun hayatını kurtaran kişi arkadaşına;
‘’ Senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın. Kurtardığım zaman ise bunu kayalara yazdın. Ben bundan bir şey anlamadım. Neden böyle bir şey yaptın?
Yazıları yazan arkadaşı cevap verir;
‘’ Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki, bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir şeyler yaptığında onu kayaların üzerine yazmalıyız ki, onu hiçbir rüzgar yok etmesin…!
‘’İNCİNMELERİNİ KUMA, GÖRDÜĞÜN İYİLİKLERİ KAYALARA KAZIMAYI ÖĞREN…’’
unutma;
En uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin ne Hindistan’dır..
Ne seyyareler, Ne de Yıldızlardır geceleri ışıldayan.
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir, Birbirini anlamayan….!"